Acın Öne Eğilmesin

Acın Öne Eğilmesin

İsmail Edre | “Çoğunluğun yeni bir şey keşfediyormuş gibi kendine gömüldüğü, her şeyi kendi cehennemimde kirleten omurgasız bir mahlukata dönüştüğü günlerden geçiyoruz. Yine de eğilmesin acın kimsenin önünde…”

Ortağı olmuyor diye kimse kederinin, kederinin gerçekliğinden zerrece şüphe etme!
Çoğunluğun yeni bir şey keşfediyormuş gibi kendine gömüldüğü, her şeyi kendi cehennemimde kirleten omurgasız bir mahlukata dönüştüğü günlerden geçiyoruz.
Yine de eğilmesin acın kimsenin önünde.
Çünkü yaşadığın bu dünya fırtınalarla değil de, gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenen bir dünya…
Onlar için yolun da, yolda gördüklerinin de, başına gelenlerin de hiçbir önemi yok…
Çünkü onlar eşi görülmemiş bir barbarlık sürdüler gerçeği kendi dünyalarından.
Hiçbir önemi yok, birbirine değmeyen yalanlarla, kurulan vicdan cümlelerinin…
Çünkü acınla mağrur yahut mağlup cümleler kurmak bir tek senin hakkın!
Sen yine de unutma ama,
Kan ve talan iklimindesin…
Cennete gideceğim diye yüzlerce insana bu dünyayı cehennem eden barbarlar gördün, ayaklarının altında oyuncak parçaları…
Arkadaşlarımızın kanıyla yıkandık, barış yazan pankartlarla taşıdık cansız paramparça olmuş bedenini…
Boğazında zalimin kemendi yerlerde sürüklendi cansız bedenin…
Yüzyılların dirayetine, asırlık aktarımına kurşun sıktı zalimler, yaralı ayağının dibinde can verdi acılarımızın yiğit kardeşi…
Başında beyaz tülbendin, komşuna ekmek almaya giderken vuruldun sokak ortasında. Cansız bedenin 7 gün kaldı vurulduğun kaldırımın üzerinde.
Merdiven üzerinde halanın kucağındaydın aşağılık bir mermi kafana saplandığında. Daha yaşını görmeden karıştın devlet dersinde öldürülen çocukların arasına…
Bunca kötülüğü reva gördüler sana,  yine de isminle çağırıyorlar ama seni :
“Bin yıllık kardeşliğimiz”, ” “bir arada yaşama umudumuz” diyerek sesleniyorlar…
Kan sızıyor ağzının kıyısından ama sen yine de paramparça bedenine inat son bir tahkat arıyorsun dizlerinde, belki yürünecek bir yol vardır hala acıyı bu coğrafyadan defetmek için..
Dizlerinde son tahkat, düşsen gözlerin açılmayacak bir daha.
Ve ben ve kardeşlerim, kapatmıyoruz gözlerimizi!
Çünkü ne zaman kapatsak gözlerimizi, ölü bir bebekle beraber kandan bir denizin kıyısına vuruyor kalbimiz!

Facebooktwittergoogle_plusreddittumblr