Bir Başka 30 Mart Yazısı!

Varolun yoldaşlar!

Çünkü siz varoldukça bu dünya bir ihtimal yaşanılabilir oluyor!

Nereden başlanır bu anlatıya ve doğru sözcükler nasıl bulunur bilmiyorum!

Anlatının kendisi anlatıcının hikayesi olunca zor oluyor anlatmak!

Bu yüzden kaçınılmaz oluyor klişeler!

Bu yüzden böyle başlanılıyor bu anlatıya!

18 sene dile kolay geliyor!

Ömrümün yarısından fazlası.

Tek bir anı için hayıflanmadığım, her saniyesini özel bulduğum bir hayat yaşadım.

Verdim ve aldım!

Verdiğimi kutsamadım, aldığımı değersizleştirmedim!

Dile kolay geliyor yoldaşlar!

18 Senedir bilfiil kuracağımız o başka dünyanın düşüyle var ettim kendimi!

“Hayatın ateş renkli kelebekleri bir bir tutuluyorken korkunç koleksiyonlar için” susmadım!

Lakin sesimin kısıldığı bir kesit var hayatımda! Hikayeyi kendi içimden anlattığım, kendi anlatımla kendi canımı acıttığım bir zaman dilimi!

İşte sesimin kısıldığı ve bir daha asla yüksek sesle konuşamayacağımı düşündüğüm zamanlarda “Y” ile tanıştım!

Var olsun yoldaşım!

Soluğunu üleşti benimle!

Sustuğum günlere hayıflanıp, o soluğun hakkını vermek adına yeniden biçim verdim hayatıma!

Ve yemin verdim kendime!

Toprağın, suyun, ekmeğin, şarabın ve aşkın üzerine yemin verdim!

Yemin verdim inandığım ve sevdiğim her şeyin üzerine!

Bir daha asla!

Acz olmayacak hayatımda!

Bir daha asla!

Bildiklerimin heba olduğu bir hayatım olmayacak!

“İnsan”ın insanı sömürdüğü bu dünya da “insan”ın insanlaşma kavgasının ortağı olmaktan vaz geçmeyeceğim ve bildiğim ve edindiğim hiçbir şeyi eksik etmeyeceğim hayatınızdan!

Anlamların anlamsızlaştığı ya da anlamsızlaştırıldığı, kimilerinin büyük bir iştahla yeni dünya düzenin yeniden yükselen değerlerini keşfettiği bu günlerde düşlerimize sahip çıkıyorsak ve teslim etmiyorsak onu euronun ve doların çapraz endeksine elbet bir bildiğimiz var!

Varlık kavgası vermeyip yoklukla varlık arası bir yerde sahip çıkıyorsak namusuna bildiklerimizin elbet bir bildiğimiz var!

Elbet bir bildiğimiz var! Ve biz bildiklerimizle yüzünü ağartacağız ihtiyar dünyamızın!

Şimdi tutup acıyı ense kökünden insan elinin değmediği bir coğrafyaya sürmek istiyorsak onu başka bir dünyanın mümkün olduğunu bildiğimizdendir!

Şimdi bir çınarın gölgesinin bile çok görüldüğü Nazım’ın komünizm tarifine dört elle sarılma günüdür!

” O dünya ki çocuklarımızın sevda ve ayrılık kederi dışında hiçbir keder duymadıkları dünyadır!”

Ne mutlu bana ki o dünyanın havarilerinin bir parçasıyım!

Soluğunuz eksik olmasın hayatımdan!

Şarkınız kulaklarımda yürüyeceğim!

Ta ki o görkemli o aydınlık günlere erişene kadar!

Hayat ya bu olur da göremeyiz ya o günü, herhangi bir dudağın kıyısında keder, herhangi bir elde efkar sigarası, İhtimal dışı bir sevincin şen kahkahası yahut dost sofrasında akşam bir duble akşam rakısı oluruz!

Varolun yoldaşlar!

Çünkü siz varoldukça bu dünya bir ihtimal yaşanılabilir oluyor!

Yazarın Diğer Yazıları İçin

Facebooktwittergoogle_plusreddittumblr

Leave a Comment