Gerçek Müslümanları Beklerken

Gerçek Müslümanları Beklerken

HÜSEYİN KETE | Gerçek Müslümanlar nerede yaşıyor, ne yerler, ne içerler bilmiyorum, ama sormak isterim. Ramazan ayında Erzurum’da kazara sigara içen birini linç edilmekten kurtaracak mısınız? Şeker hastası olduğu için Bayburt’ta büfeye gidip su isteyen biri bıçaklandığında ambulansı arayıp, o kişiyi hastaneye kaldıracak mısınız?

gercek-muslumanlari-beklerken
Hüseyin Kete

2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta 33 insan, 33 Alevi, 33 aydın diri diri yakıldı. Cuma namazından tekbir getirerek çıkanlar ellerinde benzin bidonlarıyla bağlamayı en iyi çalan, şiiri en güzel yazan, resmi en iyi çizen, gülmeyi en iyi bilen insanları, gözlerini kırpmadan ateşe saldılar, hem de “ortaçağ karanlığından” yüzyıllar sonra.  Hacı Bektaş-ı Veli’nin “İncinsen de incitme” dizesini yol eyleyip, amentü sayıp gerçek İslam bu değil, gerçek Müslümanlar cana kıymaz denildi. Gel gör ki tek bir Müslümanın çıkıp katliamı kınadığına şahit olmadık.

78 yılında Maraş’ta yine tekbir getiren “Allah için savaşa” diyenler,  çocuk yaştaki insanların kafalarını baltalarla kestiler.  Kadınların, yaşlıların cesetlerini gördük fotoğraflarda, anlatılarda. Bir Allah’ın kulu bu zulümdür demedi, zulme dur demedi. Duymadık, görmedik. Gerçek Müslümanları bekledik, belki tabutların bir ucundan tutarlar diye. Kimselerin geldiğine şahit olunmadı.

Çorum’da Aleviler cami yaktı denilerek Alevi mahallelerine saldırıldı, Maraş’ta Sivas’ta olduğu gibi yine yüzlerce masum-u pak katledildi. Camii yakıldığı yalandı. İslam’da yalan söylemek büyük günahtır diyen birileri de çıkmadı.

Gelelim dün, bugün kadar yakın zamanlara. Şengal ve Kobanê’de IŞİD çeteleri aylardır seri katliamlar gerçekleştiriyor. Boyunlarında cennette pilav yemek için kaşık, cennettin kapısını açmak için de anahtar taşıyorlar, ellerinde de katliam silahları. Bu şekilde cennete gidilemeyeceğini, bu yapılanların İslamiyet’le bağdaşmadığını dile getiren birilerinin çıkmasını bekledik, ama nafile.

***

Paris’te Charlie Hebdo isimli mizah dergisine düzenlenen saldırıda 12 insan katledildi. Akabinde İslamofobi tartışmaları hortlamaya başladı, gerçek İslam bu değil, gerçek Müslümanlar böyle katliamlar yapmaz, İslam hoşgörü dinidir cümleleri kurulmaya başlandı.

Gerçek İslam nedir ne değildir, gerçek Müslüman kime denir? Bunun kararını kim verecek, hangi kıstaslar referans alınacak? Ortada İslam adına işlendiği öne sürülen bir sürü cinayet varken, mağdur olanlar gidip gerçek Müslümanları mı arayıp bulacak, İslam ilmihalini mi hatim edecek?

Gerçek Müslümanlar nerede yaşıyor, ne yerler, ne içerler bilmiyorum, ama sormak isterim. Ramazan ayında Erzurum’da kazara sigara içen birini linç edilmekten kurtaracak mısınız? Şeker hastası olduğu için Bayburt’ta büfeye gidip su isteyen biri bıçaklandığında ambulansı arayıp, o kişiyi hastaneye kaldıracak mısınız? Alevilerin evlerine çarpı koyanlara karşı kapılarda nöbet tutacak mısınız? İnsan yakmaya gelenlerin elindeki çakmağı, benzin bidonunu alacak mısınız vs vs. Bu sorulara evet cevabı verildiği gün herkes kimin gerçek olduğunu, kimin olmadığını anlayacaktır zaten. Bu tartışmalar da nihayete erecektir.

Birkaç cümlede de İslamofobi üzerine kurmak lazım. Ben radikal İslamcılardan korkuyorum demekle İslamofobik olunmuyor. O kadar basit değil. Bırakın da, bir günde 2000 insanı öldüren Boko Haram örgütünden bir zahmet korksun insanlar. İslamofobinin ne olduğunu az çok biliyoruz. İslamofobi özellikle Avrupa’daki sağcıların, faşistlerin kullandığı bir silah olduğunu da biliyoruz. Charlie Hebdo dergisinin çizerleri öldürüldüğü için sokağa çıkan insanların büyük bir kısmı, yarın faşistler Müslümanları, göçmenleri, yahudileri ,çingeneleri boğazladığında yine sokağa çıkacaklardır; kimsenin kuşkusu olmasın. Gerçek Müslümanların da kuşkusu olmasın.

Mesele Faşizm meselesi anlayacağımız. Biliyoruz…

Facebooktwittergoogle_plusreddittumblr

Leave a Comment