Kulübeler ve Saraylar

Kulübeler ve Saraylar

İSMAİL EDRE | Merhametin ırkı dili rengi olmazmış demek ki! Demek ki her şeye rağmen biz kulübelerde yaşayanlar olarak birbirimiz için kaygılanabiliyoruz! Kulubelerin birbirleriyle barış ilan edip saraylara savaş açmasının vakti gelmedi mi hala?

İsmail Edre

Uçurumun iki karşı kıyısında iki ayrı dilde ama aynı renkte ağıtlar söyleniyor.
Hangi dilde hangi sözcüklerle söylenirse söylensin simsiyah bir keder doluyor içimize!
Gencecik çocuklarımız ölüyor 40 yıldır! Evlerden ateş, ciğerlerden yangın eksik olmuyor!
40 yıldır şiddet karşı şiddeti yaratıyor!
40 yıldır akraba hısım olduğumuz bir kavimle sebebi olmadığımız bir savaşta karşılıklı ölüyoruz! Birbirimizi öldürüyoruz! “Dökülen kanın hesabı sorulacak diyoruz!”
Nefret pınarları fokurduyor yüreğimizde! Hayat bizim soluğumuzun değdiği yerden  kararmaya başlıyor artık!

40 yıllık komşumuzla birbirimizi boğazlayalım istiyorlar!
Oysa bir anlık akılla dahi yaklaşsak meseleye gerçek bütün çıplaklığıyla duruyor orta yerde!
40 yıldır kim yönetemez hale geldiyse bu memlekette ilk aklına gelen bizi bölmek, bölerek zayıflatmak ve iktidarının bekasını bu şekilde sağlamak oldu!
Biz de pek bir teşneyiz bölünmeye!

Elimizde tuzlukla soluk soluğa koşuyoruz  hıyarım var diyenin peşinden!
Adam bedelli askerlik yapmış milletvekili seçilmiş basbas bağırıyor “şehitler”,”vatan”, “millet” diye!  Sormuyor kimse “Ulan vatan o kadar kıymetliyse, şehitlik o kadar kutsalsa sen niye gönüllü cepheye yazılmadın?” diye. Güç öyle zehirlemiş ki onu, artık fikri neyse vuruyor diline. Ölçüp biçmiyor söylediğini. O yüzden o kadar rahat! O yüzden daha soğumadan o çocukların cansız bedenleri 400 vekilden bahsedebiliyor hala!

24 saatten fazla bir süre, orta yerde bıraktılar cenazeleri!
Kurda kuşa yem olmasın diye o cenazeler, hayatı zehredilmiş, düşman bilinmiş, bizzatihi devlet tarafından zulmedilmiş insanlar gidip aldı o cenazeleri!
Olur da annesi babası görür diye oğlnunun cansız bedenini, daha da incinmesin diye incecik dallarla örttüler o cenazelerden birinin üzerini
Merhametin ırkı dili rengi olmazmış demek ki! Demek ki her şeye rağmen biz kulübelerde yaşayanlar olarak birbirimiz için kaygılanabiliyoruz!  Kulubelerin birbirleriyle barış ilan edip saraylara savaş açmasının vakti gelmedi mi hala?

Facebooktwittergoogle_plusreddittumblr