Kuran’la Büyümek Tüm Mesele Bu

Kuran’la Büyümek Tüm Mesele Bu

SERHAT HALİS | Açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan milyonlarca insanın olduğu bir ülkede, devlet olanaklarından yararlanarak bireysel(ailesel-yandaşsal) servet edinen ve ayakkabı kutularında saklanmış paraları bir koca gün boyunca araçlarla taşıyarak bitiremeyenler de, elbette ki “Kuran’la büyümüş” olanlardır.

kuranla-buyumek-tum-mesele-bu
Serhat Halis

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bin yıllık İslam kardeşliğinin nişanesi niyetine, Kürtçe bir Kuran’ı ‘o miting senin bu miting benim’ arkasından sürükleyerek, meydanlarda arz-ı endam ediyor son günlerde. “Kuran’la büyüme”nin “pirayesine” erişememiş bizim gibi “kesimlere”, “ben Kuran’la büyüdüm, Kuran’la yaşarım” diyor elindeki Kuran’ı sallayarak. Peygamber sevdasıyla “tütsülenmiş beyinlerin” oy vermesi için gayet yeterli bir neden sunduğunu gördüğümüz “Kuran’la büyüme” gibi bir kriteri, propaganda aygıtı olarak kullanmaktan da geri durmuyor. Bir yandan ‘Kuran’la büyümemiş olanların İslami vasıflardan yoksun olduğu’nu ima ederek, “vurun kahpeye” demeye getiriyor; diğer yandan ise ‘Kuran’la büyümüş olmanın verdiği İslami endazenin tüm nimetlerini üzerinde taşıdığını’ ima ederek oy “dileniyor”.

Çocukluğu ve tüm hayatı boyunca evine hiç Kuran girmemiş ve dolayısıyla “Kuran’la büyüme” “şerefine” erişememiş bir neslin payına ise İslami endazeden hiçbir lokma düşmüyor demek ki.

Erdoğan’ın “Kuran’la büyümüş” olmayı bu kadar önemsiyor olmasını ve bunu, kitlelerden oy istemek için mühim bir unsur olarak görmesini ve dahi kitlelerin de oy vermek için bunu esaslı bir ölçüt olarak algılaması gerçeğini göz önünde bulundurursak, ulaşacağımız sonuç; “Kuran’la büyümüş” olmanın bir meziyet olduğu ve bu şekilde büyüyen kişinin de insanlık adına önemli işler yapan, ‘etik’ ve insani değerleri yüksek biri olacağı yönündedir.

Peki gerçeklik bu mudur? “Kuran’la büyümüş” olanlar, insani ve ‘etik’ değerler itibariyle, “Kuransız büyümüş” olanlardan daha mı “kıymetli”dirler? Böylesi bir önermenin doğruluğunu sınayacak en iyi denek taşı, sosyal pratikte yaşananlara başvurmak olacaktır. Şu halde “Kuran’la büyümüş” olanların yaptıklarına bakarak, önermenin doğruluğuna ya da yanlışlığına dair bir fikir edinebiliriz.

Mesela Mezopotamya’nın binlerce yıllık geçmişine ait arkeolojik ve tarihi tüm mirası yok eden ve bu mirasın korunduğu müzeleri bombalayanlar, “Kuran’la büyümüş” olanlardır.

Sivas’ta, insanları otele sıkıştırıp diri diri yakan binlerce kişi, “Kuran’la büyümüş” olanlardır.

Suriye’de sadece Alevi olduğu için 4 yaşındaki kız çocuğunun kafasını ve kollarını gövdesinden ayırarak katleden İŞİD mensubu, kuşkusuz “Kuran’la büyümüş”tür.

Kadınları yarıya kadar toprağa gömüp, taşlarla linç edenler de “Kuran’la büyümüş” olanlardır.

8 yaşındaki kız çocuğuyla evlenen 63 yaşındaki kişi, “Kuran’la büyümüş” olanlardandır.

Lazkiye’de esir düşmüş bir askerin kafasını kesen El Nusra mensubu, “Kuran’la büyümüş” olanlardandır.

Afganistan’da gencecik bir kadını sokak ortasında linç ederek öldüren hipnozlanmış yığın, “Kuran’la büyümüş” olanlardan oluşmaktadır.

Maraş’ta kundaktaki bir bebeği, iki bacağından ayırmak suretiyle parçalayan kişi de “Kuran’la büyümüş” olanlardandır.

Nijerya’da bir kentte bulunan yaklaşık 2000 kişiyi yakarak öldüren Boko Haram mensupları “Kuran’la büyümüş” olanlardan oluşmaktadır.

Ezidi kadınları kaçırıp onları köle haline getiren, tecavüz eden İŞİD mensupları, “Kuran’la büyümüş” olanlardandır.

Öldürdüğü kişinin kalbini bedeninden çıkararak “Allahu ekber” nidaları eşliğinde yiyen de “Kuran’la büyümüş” olanlardandır.

Erkekler, eşleri öldükten sonra 6 saat içinde ölü eşiyle cinsel ilişkiye girebilir diyen din alimi, kaçınılmaz olarak “Kuran’la büyümüş” olanlardandır.

Açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan milyonlarca insanın olduğu bir ülkede, devlet olanaklarından yararlanarak bireysel (ailesel-yandaşsal) servet edinen ve ayakkabı kutularında saklanmış paraları bir koca gün boyunca araçlarla taşıyarak bitiremeyenler de, elbette ki “Kuran’la büyümüş” olanlardır.

Örnekler çoğaltılabilir. Okur dilerse, “Kuran’la büyümüş” olanların yaptıklarına dair daha detaylı ve uzun bir listeye ulaşabilir. Bu yazının sınırlı hacmi içerisinde, sadece, meselenin tutarlı bir analizinin yapılabilmesi adına, ilk akla gelen örnekler verilmiştir. Bu sınırlı sayıdaki örnek bile, “Kuran’la büyümüş” olmanın bir meziyet olduğuna ve “Kuran’la büyüyen” kişinin olumlu niteliklere sahip olduğuna dair iddia ve önermelerin; özünde kof bir retorikten öteye bir anlam ifade etmediğini kanıtlamaya yetmektedir. Bu örneklerin kanıtladığı esas gerçek ise; “Kuran’la büyümüş” olmanın bir meziyet ve bireyin pozitif niteliklere nail olmasına önayak olmasından ziyade, bunun, bireyin sahip olduğu negatif ve gayri insani nitelikler için besleyici bir kaynak olduğu gerçeğidir. Bu anlamıyla bu satırların yazarı da, Kuran’la değil de “Doğanın Diyalektiği” ile büyümüş olduğu için kendini şanslı saymaktadır.

Facebooktwittergoogle_plusreddittumblr