MEMLEKETTE MUSTAFA’DAN ÇOK NE VAR

MEMLEKETTE MUSTAFA’DAN ÇOK NE VAR

Canfida Çakırbay | “Rakamlar çoğaldı. Çok olan bizi esir aldı. Oysa bir yerde bir dost zindanda ise, bir beden cansız ise, o insan rakamla 1 ise; tüm ezberimiz bozulur gider. 1 en büyük sayı olur çıkar…”

Çok olan her şeyin acısı tersinden işliyor göğsümüzde bizim. Sistemin nesneye tavrı ne ise bizim bize tavrımız ondan hallice. Evrende , doğada neyi bulduysak sevgisiyle ve bolluğuyla tüketmekten öteye geçmez makinalar olduk. Ruhlarımızı çaldılar.

Ölmeler rakam ile , katliamlar rakam ile , tutsaklar rakam ile. Rakamların başını alıp gidişine yetişmekle olduğumuz yerde kalakalmak arasında bir araf bu ülkede yaşamak. Ölümler çok  , gülüşleri dört duvara sığdırılmaz tutsak dostlarımız çok. Kabullenmek ile öfkenin sınırında bir eşikte o kadar çok ki can ağrılarımız , iki çift lafın değmediği nice arkadaşlarımızı , nice ölen çocukları ve nice nice o bağrına yaşamayı zulalamış önden gidenleri üçün beşin hesabıyla rakam niyetine duyuyoruz.

Halbuki her biri derya deniz bir hayat ; sabah gün doğumundan akşamına verilen selamlar bakkaldan alınan ekmekler, sevdalar, anneler ve evlatlar, her birinde koca dertler, cepte bir haftalık harçlıklar, Cizre’de bir sağlıkçı, Sur’un 1 metre sokaklarına oyun niyetine çizilmemiş tebeşirler ve daha ve binlerce daha rakamdan çok öte hayatlar. Bunca rakamın her birine gönülden bir büyüteç ile bakalım. Bakalım ki kabullenmek ile öfkenin eşiği safını belirlesin. Tutsak edilen öğrencilerden herhangi biri bir başkasının sevdasıdır. Ölenlerden herhangi biri bir başkasının doğurduğu,canından can kattığı. 35 diye bir rakam mesela. Bilmem hangi haberin herhangi bir paragrafında bir 35. Ya 35 ölü, ya 35 gözaltı, ya 35 soruşturma. 35 sevdadır o hiçbir harfle yazılamayan. 35 evlat 35 dost. Bildiğimiz 35 yanıldığımız matematikten çok öte.

Şimdi ben de gelip herkesi dökemedim buraya. Dökemem de. Zalim devrin aşılmaz rakamlarına tanık dahi olamam. Belki bir belki birkaçı. Ama hepsine aynı acı hepsine aynı baş ağrısı. Hepsi rakamdan öte, bir doğa koca heybetiyle neyse bir hayat tevazusuyla o kadar saygıdeğer kalplerimizde. Ölenler rakamlardan çıkmak için bir kahraman olmak içi mesela ölmedi elbet. Ve biz de her rakamın ardındaki hayatı yakalayamayacağız muhakkak. Tanımıyoruz, bir gün bir sokak köşesinde ayaküstü bir muhabbet etmedik hepsiyle, tanışamadık.

Mustafa’yı tanıyorum ama. Tutsakların aritmetiğine o da haksızca dahil oldu. Çay içmiştik, sohbet tabii ki. Ürettik beraber, ısmarlaştık, eğleştik. Ne zaman görsek bir güler yüz bir selam. Arkadaşımdı. Arkadaşımızdı . Tüm dostlar adına laf edeyim belliydi, görünce tebessüm dolu selamımızı hazırlardık. Yaşamını bizden öte ilkelerine lehimlemişti. Ben kitaplarda okuduğumu bazen onda sahneliyordum. Sermayenin , faşizmin zulmüne direnen yürekli ve tutarlı bir üniversite öğrencisi. Bir an olsun konsantrasyonu bozulmayacak gibi aklı hep davasında. Espirisinden yorulmasına dek her duyguda bize o çelik gibi devrimci bir birey oluşunu gösterdi. Mustafa’yı tanıyorum. Her gün selam verirken mutlu olduğum arkadaşımı çaldılar. Bir grup ırkçının çığırtkanlığına müsaade etmedi diye tutsak ettiler onu. Eşi ve iki çocuğu var. Birinin sevdası başka birilerinin babası bizlerin dostu.

Ben Mustafa’yı yazarım siz bir başka tutsak düşeni, katledileni. Arkadaşıma methiyeler dizmek laf-ı güzaf. Binlercesinden biri. Sokak ortasında annesinin cesedini alamayan yazar,  her perşembe zindanda oğluyla konuşan yazar. Ben de rakam diye sayıp durduklarımızdan bir tanesini yazarım.

Rakamlar çoğaldı. Çok olan bizi esir aldı. Oysa bir yerde bir dost zindanda ise , bir beden cansız ise o insan rakamla 1 ise tüm ezberimiz bozulur gider. 1 en büyük sayı olur çıkar.

1 tutsaklık , 1 ölüm , 1 katliam erişilemez bir denklemin acısıdır bizlere. Oysa binlercesi zindanda dostların, binlercesi kayıp gitti yoldaşların. Çok bizi esir alalı, kalakaldık öylece. Mustafa binlerin içinde, bu kahredici çokluğun içindedir.

Ya bu zorbalığa dur diyeceğiz ya da ölen de çok tutsak düşen de sıra size gelecek de.

Memlekette Mustafa’dan çok ne var ?

Mustafa Taze ile dayanışma için mektup adresi: Çilek Mah. Ataş Kavşağı Mersin E Tipi Kapalı Hapishanesi – Mersin

Facebooktwittergoogle_plusreddittumblr