PARİS SALDIRGANLARI ŞEHRİN GENÇ VE İLERİCİ ÇEKİRDEĞİNİ VURDU

PARİS SALDIRGANLARI ŞEHRİN GENÇ VE İLERİCİ ÇEKİRDEĞİNİ VURDU

Manu Saadia | “Bu saldırılar, neredeyse kesin bir şekilde şüphesiz, Anti-İslamcılığın popüler düşünürleri Erik Zemmour ve Michel Houellebcq gibi düşünürlerden, Marine Le Pen gibi aşırı sağcılara kadar geniş bir skalayı kapsayan katı muhafazakarların elini güçlendirecek. Önümüzdeki ay, oldukça önemli bir yerel seçim geliyor ve bu saldırılar pek çok yerel hükümette Milli Cephe’nin zaferinin mührü haline gelebilir…”

paris-saldirganlari-sehrin-genc-ve-ilerici-cekirdegini-vurdu-1
Yazan: Manu Saadia – Çeviri: Osman Özarslan

Bu akşam, Paris’in gençlik kültürünün altın üçgeni kana bulandı.

Cuma akşamı başlayan Paris’teki terör saldırılarının boyutlarını ve tam olarak sayısını henüz tam olarak bilmiyoruz. Bununla birlikte, saldırıların tertibinin ve çapının en azından Paris için emsalsiz olduğunu biliyoruz. Paris savcılığından edinilen son bilgiye göre 120’den fazla maktul saldırılarda katledildi ve düzinelerce insan yaralandı.

Saldırılar, Paris’in göbeğinde, “Sağ Yaka” olarak bilinen Seine nehrinin kuzeyinde yoğunlaştı. Cuma akşamları bu sokaklardan hayat fışkırır. Buralar genç ve entel Parislilerin içmek ve sosyalleşmek için toplandıkları yerler. Le Carillon, La Belle Equippe, Le Petit Cambodge: Bunlar dostlarınızla buluşup sulu Fransız birası yudumlayabileceğiniz ve bir yerlere gitmeden evvel hafif bir şeyler atıştırabileceğiniz mahalle arası mekanları.

Buraları gayet iyi biliyorum. Buralar, ben ne zaman Paris’e gitsem eski dostlarımla buluştuğum mekanlar. Erken 90’larda, Prince’i, artık bir trajedi ve ölümle birlikte anılacak olan Bataclan’da konser sonrası dinleti verirken burada görmüştüm. Burası, turistlerin bildiği, gezmek için tercih ettiği turistik yerlerden birisi değil. Burada ekseriyetle esas Parisliler ve banliyölerde yaşayan gençler takılır ve kaynaşırlar. Buraları burjuvalaştırmış olabilirler fakat bu mahalleler etnik çeşitliliğini ve proleter yapısını korumuştur. O özgünlük esintisi kendi tanımlamalarıyla Parisli Bobo’ları için muhiti çekici kılıyor. Banliyöler, ikinci kuşak göçmenlerin çoğunluğunun yaşadığı ve Paris’i kuşatan kentsel dönüşüm projelerinden ibaret yerler (yaygın kanının aksine, banliyöler hüzünlü gettolar, girmesi çıkması zor mevziler ya da cihatçıların rahatça kol gezdiğiyerler değil; tüm bunlar zor ve fakat hareketli, dinamik mekanlar)

Buralar, entelektüel sosyalistlerin mekanı. Ülkenin geri kalanı göçmen karşıtlığını destekleyen muhafazakar partileri desteklemiş olsa da, bu bölgedekiler yeni belediye başkanı olarak genç bir sosyalist kadını seçti ve Yeşiller partisinden adayları destekledi.

Saldırganlar her kimse ve onları bu saldırıya yönlendiren motivasyon her ne ise, ilerici Paris’in kalbini hedeflediler. Örneğin, daha turistik sayılabilecek Champs-Elysees ya da Notre Dame’ı ya da pek çok milletvekili ve bakanın da yaşadığı daha burjuva ve muhafazakar sayılabilecek şehrin Sol Yaka’sını saldırılarına hedef haline getirmediler.

Vermek istedikleri mesaj, Stade de France’a yaptıkları diğer saldırı ile daha kuvvetli hale getirildi. Bu istisnai stad, daha kaynaşmış entegre olmuş Fransa vaadlerinin zaman zaman da olsa gerçeğe dönüştüğü yerdir. Maviler olarak bilinen, Fransız Milli Takımı, siyah-beyaz-arap idealinin mükemmel bir örneğidir. Milli takımda cumhuriyetçi liyakat işbaşındadır ve tıkır tıkır işlemektedir. Stade de France, tüm bunların bir timsali olarak, Cezayirli Fransız futbolcu Zinedine Zidane’ın kaptanlığında Fransa’nın futbol tarihinin en büyük başarısı olan 1998 Dünya Kupası’nı kazandığı yerdir.

Bu akşam yaşanan saldırılar, tıpkı Ocak ayında yaşananlar gibi, aynı sinsi sembolizmin izlerini taşıyorlar. Saldırılar, insanların birbirlerine daha tahammülü, daha liberal ve ilerici oldukları muhitleri hedef aldılar. Ve Fransa’nın çoğulcu, karma etnik başarısının en büyük sirayeti Stade De France’ı da hedef tahtasına oturttular.

Bu saldırılar, neredeyse kesin bir şekilde şüphesiz, Anti-İslamcılığın popüler düşünürleri Erik Zemmour ve Michel Houellebcq gibi düşünürlerden, Marine Le Pen gibi aşırı sağcılara kadar geniş bir skalayı kapsayan katı muhafazakarların elini güçlendirecek. Önümüzdeki ay, oldukça önemli bir yerel seçim geliyor ve bu saldırılar pek çok yerel hükümette Milli Cephe’nin zaferinin mührü haline gelebilir.

Paris belediye başkanı ve İspanya Cumhuriyetçi göçmenlerinin torunu Anne Hidalgobir tweet ile insanları birlikteliğe davet etti: “Ayaktayız, birlikteyiz. Hepinizi bu beraberliğe davet ediyorum.”

Korkarım çağrısı duyulmayacak.

paris-saldirganlari-sehrin-genc-ve-ilerici-cekirdegini-vurdu-2

Yazının orjinaline The Paris Attackers Hit the City’s Young, Progressive Core başlığıyla, şu adresten erişebilirsiniz: http://fusion.net/story/233036/paris-attack-young-progressive-core/

Facebooktwittergoogle_plusreddittumblr
  1. […] PARİS SALDIRGANLARI ŞEHRİN GENÇ VE İLERİCİ ÇEKİRDEĞİNİ VURDU […]

Comments are closed.