Size Bir Şey Anlatacaktım

Size Bir Şey Anlatacaktım

İsmail Edre | Mışıl mışıl uyuyabiliyorsunuz sıcacık yataklarınızda.. Uykuları artık bir daha asla aynı olmayacak o küçük çocukların! Karanlıkla aydınlık arasında acı çekeçekler bir ömür! Devletin kapatmasıyla daha bu yaşta tanışan çocukların dünyasından hapishane kapatmaları da eksik olmayacak!

Hasbihal edeyim istedim cemiyetimle…
Anlatayım istedim sadece, ne anlattığımdan ve niye anlattığımdan bağımsız olarak.
Bir nevi konuşuyor olmak için konuşayım istedim yani.
Anlatacaklarımın kıymeti zaten sınırlı!
Anlatacaklarım PARA etmiyor.
Anlatacaklarım, bildiğiniz ve bildiğiniz için tavır aldığınız, ya da bildiğiniz halde bi haber davranıp, bilmemenin genişliğine sığındığınız şeyler olmayacak.
Serin tutun yüreğinizi, elimde kürek kovamda kor, yüreklerinizi yakmak için dayanmadım kapınıza!
Sıkmayın canınızı, dünyanın burasında doğduysanız kabahat sizin mi?
Hem siz mi başlattınız ki bu savaşı, savaşın bitmesi için sorumluluk alasınız?
Başka bir yerde doğmadınız diye, bu kadar acıya tanık olmak zorunda mısınız?
Evet evet! çevirin kafanızı,kapatın gözlerinizi.
Çığlık duyarsanız, ya kulaklarınızı kapatın, ya da bağıra bağıra şarkı söyleyin!
Bugünler geçecek diye kendi kendinizle yaptığınız konuşmayı, daha sessiz bir tonla yapın mazallah birisi duyarsa sorar size “ne zaman geçecek?, nasıl geçecek?”diye
O sorular düşerse içinize,
Büyür… büyür… büyür…
Alimallah o derece büyür ki iş açarbaşınıza…
Hem hayat o kadar kötü değil ki sizin için.
Hepi topu bazen nefes alamadığınızı hissediyorsunuz.
Siz evinizin içinde ailenizin gözü önünde öldürülmüyorsunuz hala…
Güzel şeyler gelebiliyor hala aklınıza, ölenler için bahsi olmayacak artık güzel günlerin!
Mışıl mışıl uyuyabiliyorsunuz sıcacık yataklarınızda..
Uykuları artık bir daha asla aynı olmayacak o küçük çocukların! Karanlıkla aydınlık arasında acı çekeçekler bir ömür!
Devletin kapatmasıyla daha bu yaşta evlerinde tanışan çocukların dünyasından hapishane kapatmaları da eksik olmayacak!
Hem bakın, siz hala derin dondurucuda sadece yaz sebzeleri, balık ve et tutuyorsunuz.
Şükredin anlatabildiğiniz güzel günler için, şükredin o derin kaygısız rahat uykular, sizden uzak olan hapishaneler için!
Şükredin derin dondurucudaki yaz sebzelerine, balığa, ete!
Şükredin!

Yazacak bir şey her zaman bulur insan…
Yeter ki anlatmaya meyili olsun, o saatten sonra istemese de sözcükler gelip bulur onu.
Beyninde kendini tekrar edip durur cümleler, ta ki dimağda son halini alıp kağıda düşene kadar.
Yazmak kimisi için bir rahatlama halidir içini boşaltır kalem sahibinin…
Alır bütün sıkıntılarını, karanlığın göğsüne bir ışık huzmesi olup saplanır herbir sözcük…
Kimindeyse korkunç bir karanlıktır yazmak ve o yazılanları okurken gözleriniz karanlığa alışacak diye çok korkarsınız!
Sözcükler şişirir içinizi, dert küpü olursunuz…
Yazacak bir şey her zaman bulur insan,
dişe gelmez şeyler yazacaktım aslında size.
yazamadım!
Başka şeyler anlatacaktım!
Anlatamadım!
Bahsi olmayacak şimdi nelerden bahsetmek istediğimin!
Çünkü bu akşamda boğazıma kadar küfürle doluyum!
Orta yere bırakıyorum küfrümü, nasılsa herkes bilir kendi payını!

İsmail Edre’nin Diğer Yazıları İçin

Facebooktwittergoogle_plusreddittumblr