Üç Beş Ağaç Kervanı İle Söyleşi

Üç Beş Ağaç Kervanı İle Söyleşi

Üç Beş Ağaç Kervanı İle Söyleşi | Meselesi üç beş ağaç olanların sanatla-mücadeleyle yoğrulmuş yolculuğu ikinci kez başlıyor. Üç Beş Ağaç Kervanı doğa talanına karşı haritayı tekrardan dolaşıyor, sözünü söylüyor, müziklendiriyor ve belki de en güzeli çocuklarla temas kuruyor.

uc-bes-agac-kervaniMeselesi üç beş ağaç olanların sanatla-mücadeleyle yoğrulmuş yolculuğu ikinci kez başlıyor. Üç Beş Ağaç Kervanı doğa talanına karşı haritayı tekrardan dolaşıyor, sözünü söylüyor, müziklendiriyor ve belki de en güzeli çocuklarla temas kuruyor.

Fraksiyon.org olarak 23 Ağustos’ta Yırca’dan başlayacakları yolculukları öncesinde kervancılarla kısaca söyleştik:

Üç Beş Ağaç Kervanı katılımcıları kimlerden oluşuyor? Bir araya geliş nedeninizi anlatabilir misin?

Praksis Müzik Kolektifi, Merhaba Sanat Tiyatrosu, Derme Tiyatro, Mimbaz Tiyatro, Şubadap Çocuk, Seyr-i Sokak’tan kişiler var kervanda. “Nefes yoksa sanat da yok” desek yeridir, dedik ve kapitalizmin de en iyi deşifre edilebileceği alan olarak gördüğümüz doğa talanını karşımıza aldık. Konuşarak olmuyor, yaparak oluyor. O zaman “hadi”. Neticede şu yoksul halimizle yaptığımız işe bak!

Kervan geçen yıl da yola çıkmıştı, neden ikinci kez? Tek değişiklik farklı noktaları ziyaret ediyor oluşunuz mu?

Bir röportajda “Sermayedarlar kendini tekrarlamıyor, biz de tekrarlamayalım” demiştik. Farklı noktalarda olmak bir ‘yenilik’ olmasa da henüz bitmemiş bir kervan olduğunu göstermeye yetiyor ve kapitalizmin bu görece yeni eğilimine karşı mücadele daha da şiddetlenecek. Dolayısıyla bu kervanın her daim ‘yeni’ kalması için gereken itki zaten bizzat sömürenler tarafından geliyor. Tabi ‘2. kez’in bu teorik savunusunun yanı sıra birtakım pratik yenilenmelere de gittik. İçerikler ve dil üzerine çalışmalar yapıldı, farklı sanat grupları ile iletişime geçildi, bunların bazıları etkinliklere bulundukları yerlerde dahil olacaklar. Geçen yıl kısmen ‘kıyılarda’ kalmıştık. Bu yıl iç bölgelerdeki yerlere de gideceğiz.

Yaşama dair her şeyin talan edildiği, baskı altında tutulduğu zamanlarda, mekânlarda yaşıyoruz. Elbette ki sanat da bundan nasibini alıyor. Kervan çevre mücadelesi ile sanatı nasıl ilişkilendiriyor?

Sanatın nasibini almadığı bir hayat yok, önemli olan hayatın nasibini alabileceği bir sanatı icra edebilmek. Fakat biz sanatçılarda şöyle yanlış bir kültürlenme var: bir konuda söz söyleyebilmek için o konuya dair bir etkinliğe çağrılmak ve sahneden bunu dillendirmek tek yöntem zannediliyor ya da bir adım geri: hissediliyor. Oysa sanat, sanatçının aynı zamanda -politik anlamıyla- eylemidir. #üçbeşağaçkervanı sanatsal üretimi çekmeceden çıkarabilecek bir araç gibi duruyor. Yani Gezi’de “sendikalar nerde?” diye bağıranlar vardı ya! Sendikaları ne yapacaksın, çık sokağa, örgütlen, bağır, çağır, yap ne yapılması gerekiyorsa!

Bu söylem-eylem birlikteliğiyle bakarsak kervanın ‘hippi’lik ile devrimci sanatçılığın bir çeşit birlikteliği olduğu çıkabilir. Sanki muhalif tüm sanatçıların kullanabileceği bir hareket tarzı olacak gibi duruyor.uc-bes-agac-kercani-rota

Bu yıl için nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz? Kervan bu yıl nerelere uğrayacak?

Yerleri belirlerken şuna dikkat ettik: doğa talanının her türüne -nükleer, termik, HES, RES vb. – söz söyleyebilelim, mücadele olan yerlere, olması gereken yerlere ve kazanan yerlere belli oranlarda gitmeye çalışalım, kent merkezleri ve periferler olsun ve geçen yıl gittiğimiz yerlere gitmemeye çalışalım.

Peki, devlet terörünün bu kadar yoğun olduğu bir dönemde Kervan barışa dair sözünü söyleyecek mi?

Kervandaki genel repertuvar doğa mücadelesi ve etrafındaki mücadelelerle ilgili. Geçen yıl da barıştan söz etmiştik, kervanın kendi diliyle “Türk-Kürt kardeş HESçiler kalleş” sloganını her yerde dile getirmiştik. Bu yıl da elbette barış diyeceğiz ama herhalde daha çok “dozerleri gezdirenlerle çocuklarımızı öldürenler aynı” türünden bir söylemle hareket edeceğiz.

Üç Beş Ağaç Kervanı kapsamında çocuklarla da bire bir etkileşim halindesiniz. Kervan süresince çocuklara yönelik etkinlikler olacak mı?

Aslında kervanın en güçlü tarafı çocuklarla kurduğu ilişki, yoksa büyüklerin yaptığımızı gerçek anlamıyla pek de dinlediği yok! Ama çocuklarda muazzam bir etki oluştuğunu düşünüyoruz. Dinonun Şarkıları albümleri de yanımızda. Etkinliklere katılanlara ücretsiz vereceğiz.

Üç gün sonra bile ne olacağını kestiremediğimizi biliyoruz peki Kervan her sene yapılacak mı? Aklınızda böyle bir düşünce var mı?

Geçenlerde duyduk ki İzmir Yenikapı Tiyatrosu bir ‘Barış Kervanı’na hazırlanıyor. İşte bu çok güzel bir haber! Bizim de geleceğe dair kurgumuz böyle. Sömürülenlerin tek sorunu doğa talanı değil, tek talebi barış da değil. Elbette her biri çok önemli ama tekil değil. Ülkede kadın cinayetlerine karşı söz söyleyebilecek kervanlar olmalı, emek sömürüsüne karşı sanatıyla fabrika fabrika, plaza plaza gezebilecek kervanlar olmalı, göçmenlerin sorunları her yere taşınmalı, barışın sözü yükseltilmeli, sokakta sanat özgürleşmeli… İşte bunlar hep kervan :))

Afişlerinize, paylaşımlarınıza bakıyoruz da koca koca logolu firmalar yok. Sponsorsuzluk vurgusu neden bu kadar önde?

Gerçekten de çok kafa ağrıttık! Sponsorsuz bir sanatın hayallere bile konu olamaması pek ilginç! “Sponsorunuz kim?”, “Parasını alın, herkes alıyor, hiç karışmıyorlar ki” türünden çok şey duyduk ama geçenlerde sıkı bir soru geldi: “Böyle nereye kadar?”. Kervanı iş bellediğimizi düşünenler olabilir mi? Yanlış anlaşılmayalım #üçbeşağaçkervanı bir mücadele biçimi, bugünün ‘kağıttan okunan basın açıklamaları’ gibi bir noktaya geldiğinde artık başka bir şeyler bulmamız gerekiyor. Toplumsal mücadelenin fonlu hallerine en ufak bir saygımız dahi yok, yol yakınken papaz olalım!

uc-bes-agac-kervani-eylem

Pek çok yerde sanat etkinlikleri, özellikle müzikli etkinlikler iptal ediliyor, bu yönde bir tepkiye karşı nasıl bir gard aldınız?

Geçenlerde bir görsel yayınladık: “#üçbeşağaçkervanı eğlence değil eylemdir” diye. Bir dönem Barışarock tayfasının kullandığı ‘eylemce’ de güzel görünüyor. Devlet vuruyor, faşistler kendilerine yer ediniyorlar. İktidarın kirli hamlelerinin sonucu olarak ülkedeki iç savaş hali elbette gündelik hayatı da etkiliyor. Pek çok yerde sanatın önü kesiliyor. Durum bu.

Bu kervanı oluşturan ekipler olarak sözümüz şu: “Dozerleri gezdirenlerle çocukları öldürenler aynı”. Bizim için doğayla barış ve insanla barış acil bir ihtiyaç olarak duruyor. Öte yandan “savaş oluyor, yoksulların çocukları ölüyor” diye iş makineleri durmuyor, talan devam ediyor. O zaman kervan neden dursun? Sözümüzü taşıyan şarkılar neden sussun?

Üç Beş Ağaç Kervanı’nı takip için:

Web            : http://ucbesagackervani.org/
Facebook  : https://www.facebook.com/ucbesagackervani
Twitter       : https://twitter.com/ucbesagackervan
Instagram : https://instagram.com/ucbesagackervani/

“Bonus” – #üçbeşağaçkervanı yola çıkıyor:

Facebooktwittergoogle_plusreddittumblr