Yaklaşan İsyan; “O halde bir ön koşul ve deney olarak komünizm!”

Yaklaşan İsyan; “O halde bir ön koşul ve deney olarak komünizm!”

Yaklaşan İsyan, içinde bulunduğumuz şartlar açısından bakıldığında politika kültürünü yenilemek, sisteminin amansız teşhirini yeni arayışlarla derinleştirebilmek ve şimdi dokunamadığımız çelişkilerin devrimci damarlara dönüşebileceğini öngörebilmek açısından okunmaya değer bir kılavuz.

yaklasan-isyan
Yaklaşan İsyan

“Son otuz yılın ‘krizler’le geçmesine, işsiz kitlelere ve iyiden iyiye yavaşlayan büyümeye rağmen hâlâ ekonomiye inanmamızı bekliyorlar. Ekonominin krizde olmadığını, ekonominin kendisinin bir kriz olduğunu artık görmemiz gerek…”

Dünyanın üzerinde bir hayalet dolaşıyor: Paris ve Londra banliyöleri, Atina sokakları, Puerta del Sol ve Tahrir meydanları, “ekonominin kalbi” Wall Street… Yaklaşan İsyan, hepsini birleştiren ruhun manifestosu. “Demokratik” Fransa’da bir terör davasının “kanıtı” olarak sunulan bu kitap, çürüyen “medeniyetimizi”, yaşadığımız yabancılaşmayı ve devrim ihtiyacını yedi halkada ele alıyor: Benlik, sosyal ilişkiler, iş ve çalışma, ekonomi, kent, çevre ve medeniyet.

Yaklaşan İsyan, ekonomistlerin, politikacıların, sosyologların, psikologların, ‘önderlerin’, ‘akil adamların’, ‘kamuoyunun’ ve hatta alternatif olma iddiasındaki ‘sol geleneklerin’ ne olup bittiğine dair geveleyip durdukları ezberleri bozarken, hepsinden daha parlak tespitleriyle çağımızın hakiki bir resmini sunuyor. Bilindik şeyleri duymaktan sıkılanlar Görünmez Komite’ye kulak vermeli…

11 Kasım 2008 gecesi Fransız polisi Tarnac köyünde kurulmuş bir komüne helikopterler ve köpekler eşliğinde bir baskın düzenleyerek komünde bulunanları yataklarından sürükleyerek gözaltına aldı. İçlerinden dokuzu “terör amaçlı suç örgütü kurdukları” iddiasıyla tutuklandı. Daha sonra Tarnac Dokuzlusu olarak isimlendirilen grup, 7 Kasım gecesi hızlı tren rayları sisteminin işletim merkezine düzenlenen ve nükleer enerji çöpü transferi de yapılan bu rayları kullanılmaz hale getiren sabotaj eylemini gerçekleştirmekle suçlanıyordu. Haklarında delil olmayan sekiz kişi kısa aralıklarla salınırken, ‘Yaklaşan İsyan’ı yazmakla da suçlanan Julien Coupat, Mayıs 2009′a kadar tutuklu kaldı. İsim vermeyen ve kendilerini Görünmez Komite olarak adlandıran yazarların kaleme aldığı broşürün yayıncısı Eric Hazan da daha sonra “terörist faaliyetler” nedeniyle gözaltına alındı ve sorgulandı.

Okumak ve indirmek için tıklayınız.

“Her türlü ortamdan arkanıza bakmadan kaçın. bu ortamların her biri hakikatin etkisizleştirilmesine hizmet eder. 

​ ​Edebi çevreler yazının berraklığını bulandırmak için vardır. 
Anarşist ortamlar doğrudan eylemin keskinliğini köreltmek için. 
Bilimsel ortamlar araştırmalarının içeriğini toplumunun çoğunluğundan saklamak için. 
Spor ortamları, değişik hayat biçimleri yaratma olasılığı olanları salonlara kapatmak için. 

Özellikle de kültürel ve aktivist çevrelerden uzak durmak gerekir. onlar bütün devrimci arzuların geleneksel olarak ölüme gönderildiği huzur evleridir. Aktivist çevrelerin görevi yaptığınız şey için gereken enerjiyi yok etmek; kültürel çevrelerin görevi, oluşmaya başlayan yoğunluğu tespit ederek, yaptığınız şeyi değersizleştirip içini boşaltmaktır.
 
Bütün ortamlar karşı-devrimcidir çünkü onların tek umursadığı şey iç karartıcı rahatlıklarının bozulmamasıdır.”
Facebooktwittergoogle_plusreddittumblr

Leave a Comment