Fabrika’dan Fraksiyon’a

Fabrika’dan Fraksiyon’a

FRAKSİYON | “Nereden geliyoruz? Ayrı ayrı bitişik evlerde izole olmaktan, beton varoş şehirlerden, hapishane hücrelerinden, yetimhanelerden ve özel ünitelerden, medyanın beyin yıkamasından, tüketicilikten, bedeni cezadan, şiddeti reddeden ideolojiden, depresyondan, hastalıktan, rezaletten, utançtan, insanların alçalmasından, emperyalizm tarafından sömürülen bütün bir halktan geliyoruz.” Ulrike Meinhof

“Nereden geliyoruz? Ayrı ayrı bitişik evlerde izole olmaktan, beton varoş şehirlerden, hapishane hücrelerinden, yetimhanelerden ve özel ünitelerden, medyanın beyin yıkamasından, tüketicilikten, bedeni cezadan, şiddeti reddeden ideolojiden, depresyondan, hastalıktan, rezaletten, utançtan, insanların alçalmasından, emperyalizm tarafından sömürülen bütün bir halktan geliyoruz.” Ulrike Meinhof 

Yeryüzünün Lanetlileri için… Onlar’la… Onlar’dan…

2009 yılında kurulduğundan bu yana 4 yılı geride bırakan Fabrika ”gayri memnunların” birbirini ‘haberdar’ ettiği muhalif bir mecra olmayı başardı. Özellikle ilk yıllarında ‘alternatif medya’ biçiminde sürdürdüğü yayıncılıkla, devrimci ve özgürleştirici, haber, yorum, düşünce yazısı, deneme, söyleşi gibi başlıklarda okurlarıyla buluştu.

Etkileşim halinde bir okur kitlesi oluşturan Fabrika, enformasyonu bilinçle birleştirmenin ve bilme halini özgürlüğün argümanı kılacak yolları aradı.

Radikal medya alanına doğru ilerleyen Fabrika, kendisini toplumsal mücadelenin görünümü, biçimi ve onun bir parçası olarak ifade ederken, ‘Devrimcilik’ temel ilkesiyle, işçi sınıfının, yoksulların, inancı ve kimliği baskı altında tutulanların, kadınların, doğanın ve hayvanların özgürlük mücadelesine omuz verdi.

Özgürlüğün ideolojik ve politik bir süreç olduğu kavrayışıyla ve bu sürece katkı koyan tüm özneleri destekleyen ezilenlerin radikal medyası, devrimciliği işaret etti, kendini ve işlevini devrimciliğin alanına ikame etmedi.

Fabrika kendi yolunu açıyor!

Fabrika, bütün engellemelere, zorluklara ve yaşanan bir dolu aksiliğe rağmen söz kurmaya devam etti, sözü derinleştirdi. O sözde karşılık bulan özneyi işaret etti, aradı, ona doğru yol aldı. Yoksuldu, yoksulluğunu dayanışma ile aştı. Köksüzdü, kökünü mücadele edenlerin toprağına saplayarak gelişti. Acemiydi, mücadelenin ihtiyacı için öğrendi, kendini amaçlaştırmadı.

Fabrika şimdi yolunu Fraksiyon olarak açıyor. “Kolektif propagandist ve ajitatör” olarak tanımladığı ve “halkın ve hayatın radikal medyası” olarak olgunlaştırdığı hattı, Fraksiyon olarak derinleştiriyor.

Fraksiyon nedir?

Fraksiyon günlük dilde ve siyaset dilinde birçok anlamda kullanılan bir kavram.

12 Eylül askeri faşist cuntasının TRT sözlüğünde devrimcilerin örgütsel kimliğini gizlemek için kullanıldı. Halkın dilinde ise, devrimci hareketin yaşadığı bölünmeyi ifade ediyordu. Politikanın dilinde ise, bütünlüklü politik oluşun işlevli parçasını anlatmak için…

Biz ‘fraksiyon’u, coğrafyamızın devrimci akımına bağlanmış, dünyada süren özgürlük mücadelesinin parçası, iktidarlara direnen hayatın içinde olmak biçiminde tarif ediyoruz.

Fraksiyon, mücadelenin felsefe ve şiirini vurgulayarak, kendine özgü bir söylem ve anlatma biçimi kuracak. Görüntüler, sesler, kokular biriktirerek, direnmenin ve ayaklanmanın belleğine katacak.

Fraksiyon zamanın, anlamın, sözcüğün ve görüntünün zanaatkârlığını, yaratıcı eylem ve devrimci ontolojiyle bütünlemek için biriktirecek.

Haziran direnişinin alt üst edici gücüyle, ölenlerimizin bıraktığı o sıcak hatıra ile…

Şimdi “Devrimci avant-garde” vakti!

Hayatın, aşkın ve direnişin politik dramaturgisi…

Fraksiyon;

Haziran direnişinin selamı…

Proletarya ile hayat arasında bir anlam…

Davutpaşa ile Roboski arasında bir harita…

Der-Zor ile Mamak Zindanı arasında bellek…

Kadıköy ile Kobanê arasında gencecik bir şarkı…

Uğur Kaymaz ile şanlı kadın ayaklanmasının toprağa düşenleri arasında bir bağ…

Seyit Rıza ile Fanon arasında bir söz birliği…

Ulrike Meinhof ile Emine Akçay arasında bir kardeşlik…

19 Aralık ile Halepçe arasında bir öç almak…

İbrahim Kaypakkaya ile Şeyh Bedrettin arasındaki sır…

Marx ile Foucault arasında lanetli metinler…

Akıl hastaneleri ile yetimhaneler arasında kurtuluş bilgisi…

Depresyon ile devrimcilik arasında imkânın sonsuzluğu…

Paris Komünü ile Gazi Ayaklanması arasında bir fikir…

Sanayi sitelerinde çıraklar ile ‘cinsiyet belasına’ karşı mücadele edenler arasında dikiş…

Cümle ölenlerimiz ile yaşayanlarımız arasında bir kavil…

Fraksiyon…

“Şu kendini yok etmeye çalışan dünyada tek görevim Siyah gerçeği vazetmek mi olacak? Hayır! Kendimiz için ve insanlık için yeni bir başlangıç yapmalı yeni bir düşünce tarzı geliştirmeli ve yeni bir insan yaratmaya çalışmalıyız…” Frantz Fanon

[Ankara, İstanbul, İzmir, Diyarbakır]

Facebooktwittergoogle_plusreddittumblr

1 Comment on this Post

  1. Vincent Vigilante

    yolunuz açık olsun.

Leave a Comment