Yunanistan’da yankılanan OXİ Avrupa’yı sarsıyor

Yunanistan’da yankılanan OXİ Avrupa’yı sarsıyor

JEROME ROSS | Yunanistan’ın OXI cüreti Avrupa politikalarının merkezinde, Brüksel, Berlin ve Frankfurt’daki neoliberal yönetimin mantığına meydan okuyarak halkı tekrar iktidara yerleştirdi. Maske nihayetinde düşüyor ve Avrupa projesi sonunda gerçek rengini açığa çıkarmaya zorlanıyor

BlockupySyntagma-main
Jerome Roos, Çeviri: İbrahim Devrim

Pazar günü yapılan tarihsel refarandumun sonucu halkın iktidarı için tarihi bir zafere işaret ediyor- fakat başgösteren avrodan çıkış Yunanistan’ın geleceğini belirsizlikte bırakmaya devam ediyor.

Herşeyi denediler. Bankaları kapattılar. Sermaye kontrollerini dayattılar. Kamuoyu araştırmalarına hile karıştırdılar. Mevduatlara haciz koyulmasının yakın olduğu söylentisini yaydılar. Yunanistan’ı Avro Bölgesi’nden çıkarmakla bile tehdit ettiler ve düpedüz rejim değişikliği peşinde oldular. Son 10 günde, politik, finansal ve medya kuruluşları –Yunanistan’da ve Avrupa’da- tam  bir kıyamet kurgusu üzerine gitti.

Fakat, Yunanlılar direndi. Boyun eğmelerine yönelik korkutmaları veya doğruyu ve yanlışı ayıramayan çocuk muamelesi görmeyi reddederek direndiler. Kreditörlerin 28 Haziran ultimatomunu, 61%’den fazla bir oy oranıyla reddederek zeminlerini korudular. Büyük OXİ yankısı Avrupa’yı derinden sarstı ve ülkede ve kıtada onyıllarca olmasa bile yıllarca yankılanacak.

Pazar gecesi, Atina sokaklarındaki hava heyecan vericiydi. Referandum tek hamlede güçler dengesini önemli ölçüde değiştirdi.   Hem Tsipras’ın elini güçlendirdi hem de  Metapolitefsi olarak adlandırılan 1974’de askeri cuntanın düşüşünden sonraki dönemin mirasını fiilen bozdu.  Politik bir dönemin sonuna damga vuran son derece sembolik bir hareketle nefret edilen eski Başbakan Antonis Samaras sonunda ana sağ muhalefet partisi Yeni Demokrasi’nin lideri olarak görevinden istifa etti.

Halkın göz kamaştırıcı biçimde gücünü ortaya koyması, halk hareketini güçlendirecek ve yerelde Syriza’nın politik hegemonyasını  pekiştirecektir.  Muhalefet siliklik dışında herşeyle tanımlanabilirdi. Referandum sonuçları açıklandıktan sonra Tsipras Samaras’ın istifa etmesini bekledi ve üç ana muhalafet partisinin liderlerini ofisinde topladı. Burada muhalefet liderlerine kreditörler ile yeni bir anlaşma sağlamak için, elzem olarak borç hafifletmeyi içerecek müzakere stratejisini destekleyen,  bir ulusal birlik teminatı imzalattı.

Bunu yaparak Başbakan,  önde gelen yetkililer tarafından-Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz dahil- Yunanistan ve kreditörleri arasındaki çıkmaza bir çözüm olarak gündeme getirilen ve AB’nin sponsorluğunu yaptığı  rejim değişikliği seçeneğini ustaca önledi . Dahası, Tsipras tüm ana muhalefet partilerinin desteğine hükmederek  (Komünistler ve Naziler dışında) ve taze bir demokratik vekalet isteyerek bir gecede kendisini solcu bir politikacıdan ulusal-popüler bir lidere dönüştürdü.

Olumlu bir yan etki olarak refarandum, Syriza içerisinde daha kariyerist ve imtiyazlı seslerin bazılarının, özellikle uzun süredir ne pahasına olursa olsun anlaşma yapılması için zorlayan Başbakan Yardımcısı Dragasakis’in etrafındakilerin yalnız bırakılmasına yardım edebilir. Büyük OXI zaferinin ve halk muhalefetinin kemer sıkmaya karşı sokaklara yeniden dökülmesinin ardından ılımlılar kendilerini daha zayıf bulacak.

Yine de Yunanistan hala inanılmaz derecede belirsiz bir gelecek ile karşı karşıya. Önümüzdeki günler ve haftalar çok kritik olacak. Şu anda ülkeyi diz çökmeye zorlamak için iki paralel komplo süreci işliyor ve bu süreçlerin her ikisi de neredeyse tamamen hükümetin kontrolü dışında.

İlk olarak ciddi biçimde boşalmaya doğru giden devlet rezervleri hükümeti  bu ay sonunda emekli maaşlarını ve ücretleri ödemek için IOU çıkarmaya (etkin bir paralel para birimi) zorluyor. Eğer Avrupalılardan hemen bir başka kredi alınmazsa Yunanistan ECB’ye büyük ödemeyi kaçırdığında kesin kopma tarihi 20 Temmuz olacak. Geçen haftanın IMF üzerine varsayımlarının aksine, ECB üzerine varsayımların geniş kapsamlı sonuçları olacaktır. Muhtemelen birkaç gün içinde Yunanistan’ı avro dışına çıkmaya zorlayacaktır.

Yunanistan’ın tutumunu zayıflatacak ikinci ve en şiddetli  faktör ülkedeki bankacılık sisteminin çöküşünün devam etmesidir. ATM’lerde 10 günlük kesinti ve ECB’nin acil nakit yardımını durdurmak gibi insani olmayan kararının ardından şu anda Yunan bankaları çökmenin eşiğine geldi. Eğer ECB mevcut tutumunu devam ettirirse hükümet adım atmak, finansal sisteme taze nakit pompalamak durumunda kalacak.  Bu yeni bir para birimi basmayı veya daha tartışmalı bir biçimde yetkisiz “Yunan” avrolarının yaratılmasını gerektiriyor.

Tüm bunlar Tsipras’ı inanılmaz karmaşık bir duruma sokuyor. Önümüzdeki günlerde, onu aşağıya çeken temelden çelişkili iki gücü  bir şekilde uzlaştırmak durumunda kalacak. Bir taraftan kreditörlerin vahşi finansal aspirasyon stratejisi, ekonomik çöküşten bir süre kurtulmak için kaçınılmaz olarak yeni zorlu kemer sıkma politikaları gerektiren acil bir anlaşma aramaya zorluyor. Diğer taraftan Tsipras halka, sosyal güçleri serbest bırakan kemer sıkma politikalarına karşı oy kullanma çağrısı yapıyor. Sosyal güçler kendisinin beklemediği ve belki de kontrol edemeyeceği ölçüde serbest kalmış durumda.

Sonunda bir yola girilecek:  Ya kreditörler geri adım atacak ve temel imtiyazları (daha az kemer sıkma ile bir borç hafifletme anlaşması ) kabul etmek zorunda kalacak  ya da Yunanistan’ı avroda tutmak için halkın beklentileri bir kenara atılacak. Kreditörler vermeyi reddederse Yunan hükümeti için tek alternatif paralel bir para birimi basmaya başlamak ve kademeli olarak yavaş yavaş avrodan çıkmak olacaktır.

Yanis Varoufakis’in Pazartesi sabahı sürpriz istifası bu zorlu ikilemi mümkün olan en açık biçimiyle ifade ediyor. Refandumdan çıkan HAYIR yankısına rağmen Tsipras en yakın sırdaşlarından ve kabinesinin en popüler üyelerinden birini anlaşma yapmak ve yabancı kreditörleri ve partisi içerisindeki ılımlıları yatıştırmak için feda etmek zorunda kaldı.

Varoufakis’in istifasının kendiliğinden bir yenilgi olduğu yine de düşünülmemeli.  Euclid Tsakalotos’ın görevi devralmasıyla kreditörler açık sözlü Keynesciyi yumuşak sözlü bir Marksist ile yer değiştirmeyi başarmış oldular.  53’ler olarak adlandırılan grup içerisinde lider bir figür olarak Tsakalotos çok daha sert bir müzakere duruşu için gürültünün koptuğu küçük iç isyanda ön safta olmuştur. Ayrıca, Varoufakis’in aksine Tsakalotos kategorik olarak Yunanistan’ın avrodan çıkışını reddetmiyor.

Bütün bunlar gelecek günler ve haftalarda devasa zorluklar ile karşılaşılacağı ve geleceğin belirsizliklere açık olduğu anlamına geliyor. Yunanistan’ın  OXI cüreti Avrupa politikalarının merkezinde, Brüksel, Berlin ve Frankfurt’daki neoliberal yönetimin mantığına meydan okuyarak halkı tekrar iktidara yerleştirdi. Maske nihayetinde düşüyor ve Avrupa projesi sonunda gerçek rengini açığa çıkarmaya zorlanıyor: Geri alınamaz birlik halkın demokratik seçimlerine sadık kalmaya devam edebilir mi yoksa bütün ülkeler mali bütünlüğü garanti etmek için feda edilebilir mi?

Önde gelen finansal yorumculardan Wolfgang Münchau, Almanya’nın anlaşmadan bir çıkarı olmadığını ve şu anda Grexit’in “olağan durum” olduğuna inanıyor.  Bugün haklı olup olmadığını belki çözebiliriz. 20 Temmuz’da kesin olarak öğreneceğiz.
Kaynak:
http://roarmag.org/2015/07/greece-oxi-referendum-victory/
Fotoğraf:
Milos Bicanski

 

Facebooktwittergoogle_plusreddittumblr