Zırh

Zırh

Devrimci Hareket bir beklentinin, bir vazifenin ve bir iddianın tam içine doğdu. Tarih’çe, Devrimci Hareket’e, “bak, her yerden üzerimize taş yağıyor, zırh sen olacaksın” denilmiştir, bilinsin.

KYN22771
İsmail Güney Yılmaz

Ankara Abdi İpekçi Parkı’nda…  Tam 1230 gün bekledik… Kar, bora, yağmur, çamur, elimizi, ayağımızı morartan, günbegün bu soğuk. Ekmek arası bir şeyler yerdik gece, tezgâh sahibi “köfte” diyordu, biz “karnımıza bir şey girsin”… Bir Ankara ki bu her mevsimi ayaz. Abdi İpekçi Parkı’nda beklerdik. Polis araçları haftada bir iki gece o “el”in etrafında “dans” ederdi. O elin altı. Sırf kendini ısıtan küçük teneke bir soba. Ve sabah, hep is kokan montumla girerdim İlef’in kapısından.

Biz orada bir şeyi bekliyorduk. Bir mevziydi o elin altı. Büyük Direniş’in zulmün başkentindeki odağı. Bir “ispat”.  Ki ; “tüm dernekler gözaltında!”, birileri geldi bekledi…

“Tecriti Kaldırın, Ölümleri Durdurun!”

Biz konuşuyorduk, dövizler konuşuyordu, eli saran dumanın kara izi konuşuyordu, düşenler, rakamlar konuşuyordu. Susmamız ve çoğu takâtten düşmüş sloganımız konuşuyordu.

“Ölüm Orucu’nda … İnsan Öldü Duydunuz mu?”

19 Aralık… Kurum olmuş bedenlerin resimleri. Oğullarının ölülerini tanımayan aileler, birbirlerinin çocuğunu “benim çocuğumdur” diye toprağa veren analar.

19 Aralık…

Soran gözler: “Sâhiden de tüm bunlar Türkiye’de mi oldu?!”. “Sâhiden… oldu…”

Biz Abdi İpekçi Parkı’nda bir şeyi bekliyorduk. 510.072.000 km2 ‘lik vatan için için bir şeyi bekledik. Beton ellerin altında oturmak bizim için bir onurdu, rüşttü, an’ın anlama erişiydi. İlk günümdü, günlüğe yazdığım tek cümle: “Onur’la birlikte bu gece direniş mevziindeyiz”… Yeterliydi. Bir şeyi bekliyorduk artık. Bir günü özlüyorduk. Birileri için bir şey yapıyorduk.

Birileri vardı hepimiz için bir şey yapıyorlardı.

O uzun yedi yıl. Her günü çok ağır bir yük olan, her gününde sözcüklerimizin kırıldığı, dudaklarımızın titrediği o upuzun yedi yıl.

Bir ses, duyulmasıyla boşluğa doğru düşüyorsun:

“Serdar Demirel şehit düştü…”

Mesude Ana dimdik ayakta:

“Allah belalarını versin, belalarını versin. Başka bir şey söylemiyordum ilk gördüğümde. Elleri böyle, kelepçeli. İkinci gittiğimde yoğun bakım odasına getirmişler. Şöyle bir anda beni tanıdı. Ondan sonra anne dedi bana, ‘ben ölüm orucundaymışım, doğru mu?’ dedi. Evet dedim. ‘Zorla müdahale edilmişim doğru mu?’ dedi”

121.

Fatma Koyupınar… 122… Yoldaşları yanına oturuyor, Fatma: “Hûn bi xêr hatin hevalan. Çawanîn?”

Başka bir başkentten başka bir söz oluyor, bir savunma’yı dinliyoruz parmaklarımız dudaklarımızda, düşünceli;

“Adalet Bakanı şunu unutmasın. Tecrite karşı büyük direniş devam ediyor. Gebze M tipi hapishanesinde Serpil Cabadan ölüm orucu eyleminde 305. gününde, İzmir Kırıklar F tipi hapishanesinde Şeyhmuz Poyraz 100. günü geçti. Şişli’deki evimde ölüm orucu eylemimi sürdüren ben Av. Behiç Aşçı 24. günümdeyim. ”

“Direniş hakkı” için bir direniş…

Erdem çarpışıyor, geleceğin mirası, geçmişin yemini bir yürüme hâlini izliyor. Bir şey inşa ediliyor en temelden yeniden. Biz Abdi İpekçi Parkı’ında bekliyoruz. Halkın adaleti… Betonda boy verir bir karanfil oluyor da damar damar “içli yıldız”lanıyor  yeniden. Bir şey suskunluğa bileniyor. Bir şey var sırt çevrilişe haykırıyor. Bir yer var, kar altında, Sergül kokup, bekliyor. Birileri var, tipi yağıyor, yârenler kara bata çıka… ilerliyor.

Çünkü karın üzerinden yürüyebilmek için kar üzerine “iz” bırakmak gerekiyor.

Kış…

Bir dönem bitti. Bir dönem başladı. Bir var oluş yıkıldı. Bir “enkâz”dan “yıkıldığımı sanana öç biriktiriyorum…” sesi yükseldi. ’90’lar birden fazla depremle herkese yeni yönler biçerek kapandı. Devrimci Hareket “yön”de ısrara ad olurken, yolu yeniden yapmak zorunda kaldı.

Devrimci Hareket bir beklentinin, bir vazifenin ve bir iddianın tam içine doğdu. Tarih’çe, Devrimci Hareket’e, “bak, her yerden üzerimize taş yağıyor, zırh sen olacaksın” denilmiştir, bilinsin.

Biz kendimizi o zırhın koruyuculuğunda tanımlayabiliyorduk. Biz Abdi İpekçi Parkı’nda bir soru için yoruluyorduk.

Sen “zor” diyorsun…

 

“Zor olacak ki imtihan olsun.” [Mevlana]

@igykarargah
@igykarargah
Facebooktwittergoogle_plusreddittumblr
  1. By Zırh | Fikir Karargahı on 28 Kasım 2015 at

    […] Fraksiyon.Org – 17.12.2013/Okmeydanı […]

Leave a Comment